Cambridge profesörünün ölümü neden tartışma yarattı?

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi profesörü Jason Arday intihal iddiasıyla tetiklenen tartışmaların ortasında hayatını kaybetti. Polis Cuma günü ihbar üzerine geldiği Arday’ın evinde profesörü yerde hareketsiz hâlde buldu. Arday’ın ölüm nedeni açıklanmazken soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
İntihal iddiaları sonrası geçen hafta üniversitedeki işinden ayrılmak zorunda kalan 41 yaşındaki Arday’ın ölümünden birkaç saat önce aynı üniversiteden profesör arkadaşı Simon Baron-Cohen’e sesli mesaj göndererek “artık devam edemeyeceğini” söylediği ortaya çıktı.
Eğitim sosyolojisi profesörü Arday’ın ölümünün ardından başlatılan bağış kampanyasında ise geride kalan ailesi için kısa sürede 100 bin sterlinden fazla para toplandı.
2014’ten beri evli olan Arday, geride iki çocuk bıraktı. Peki profesörün ölümü neden tartışmalı?
“Irkçı cadı avı” mı?
Irkçılığa Karşı Ayağa Kalk adlı İngiltere merkezli kuruluşun Eş Başkanı Weyman Bennett, “Bu ölüm ırkçı cadı avının bir sonucudur. Sağcı basın, siyasetçiler ve aşırı sağ Jason’ı son derece vahşi şekilde hedef aldı. Ellerinde kan var” açıklamasını yaptı.
Çocukluğunda otizm ve başka gelişim bozukluklarına rağmen olağanüstü başarılar elde ettiğine ilişkin hikâyesiyle tanınan Arday, son iki haftadır ülkede yoğun bir tartışmanın merkezindeydi.
Arday Mart 2023’te, henüz 37 yaşındayken Cambridge Üniversitesine atandığında kurumun en genç siyah profesörü olmuştu. Ancak son haftalarda intihal iddiaları ve hayatına ilişkin detayların mercek altına alınmasıyla kamuoyunda görünür bir figür hâline geldi.
Siyasilerin demeçlerinde, sosyal medyada ve basında Arday’ın üniversiteye atanması sorgulandı, “sırf siyah olduğu için” haksız şekilde bu göreve getirildiğini öne sürdü. Ayrıca çocukluğunda yaşadığı sağlık sorunlarını abarttığı, geçmiş başarılarını da olduklarından daha büyük gösterdiği yorumları yapıldı.
İntihal iddiası ne kadar gerçekçi?
Aslen Ganalı bir ailenin çocuğu olan ve Londra’da doğan Arday hakkında intihal iddiası ilk olarak 2024’te gündeme gelmişti. Son haftalarda ise Telegraph gibi birçok yayında Arday’ın doktora tezinde intihal yaptığı öne sürülen haberler yer aldı.
“Cambridge’in poster yüzü intihal krizi ortasında” başlıklı 24 Temmuz tarihli Telegraph haberinde, Arday’ın tezindeki 100 paragrafın 2009 tarihli bir başka doktora tezi ile birebir aynı olduğu veya çok benzediği aktarıldı.
Gazete bir hafta sonraki başka bir haberinde ise, Times Higher Education (THE) adlı kurumdan bir muhabirin geçmişte, intihal iddialarına ilişkin Arday’a bazı sorular yönelttiğini, ancak avukat tutan profesörün muhabiri “ırkçı saikli olabilecek saldırı” ile suçladığını aktardı. O dönem muhabirin haberi yayınlamaktan vazgeçtiği ortaya çıktı.
Arday ve ailesi suçlamalara ne dedi?
Arday, ailesi ve destekçileri, sürecin ırkçı bir “istismar kampanyası” ve “cadı avı” olduğunu savundu.
Üniversitenin ataması ve sözleşmesine dair soruşturma başlatılacağını duyurmasının ardından Cambridge’den istifa eden Arday daha önce “ırkçı saiklerle sistematik biçimde hedef alındığını” söylemiş ve “muhafazakâr aktivistlerin siyah akademisyenleri itibarsızlaştırmaya çalıştığını” savunmuştu.
Arday’ın ailesi ise ölümü üzerine, “Jason, Cambridge Üniversitesi’nde profesörlük görevini kabul etmesinden bu yana üç yılı aşkın süredir sürekli bir istismar kampanyasına maruz kaldı. Yanlış bilgilerle dolu bu kampanya Jason için çok ağırdı” açıklamasını yaptı.
DW,dpa,AFP / MUK,JD








